Akşam zikirleri harekeli tam metniyle; her zikrin kaç kez okunacağı, kaynağı ve anlamıyla.
اللَّهُ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ الْحَيُّ الْقَيُّومُ ۚ لَا تَأْخُذُهُ سِنَةٌ وَلَا نَوْمٌ ۚ لَّهُ مَا فِي السَّمَاوَاتِ وَمَا فِي الْأَرْضِ ۗ مَن ذَا الَّذِي يَشْفَعُ عِندَهُ إِلَّا بِإِذْنِهِ ۚ يَعْلَمُ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُمْ ۖ وَلَا يُحِيطُونَ بِشَيْءٍ مِّنْ عِلْمِهِ إِلَّا بِمَا شَاءَ ۚ وَسِعَ كُرْسِيُّهُ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ ۖ وَلَا يَئُودُهُ حِفْظُهُمَا ۚ وَهُوَ الْعَلِيُّ الْعَظِيمُ
Bir kezÂyetü'l-Kürsî — Bakara: 255. Hâkim rivayet etmiş, Elbânî sahih demiştir
قُلْ هُوَ اللَّهُ أَحَدٌ اللَّهُ الصَّمَدُ لَمْ يَلِدْ وَلَمْ يُولَدْ وَلَمْ يَكُن لَّهُ كُفُوًا أَحَدٌ
Anlamı: De ki: O Allah birdir. Allah Samed'dir (her şey O'na muhtaçtır, O hiçbir şeye muhtaç değildir). O doğurmamış ve doğurulmamıştır. Hiçbir şey O'na denk değildir.
3 kezİhlâs Sûresi — Ebû Dâvûd ve Tirmizî rivayet etmiştir
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ الْفَلَقِ مِن شَرِّ مَا خَلَقَ وَمِن شَرِّ غَاسِقٍ إِذَا وَقَبَ وَمِن شَرِّ النَّفَّاثَاتِ فِي الْعُقَدِ وَمِن شَرِّ حَاسِدٍ إِذَا حَسَدَ
Anlamı: De ki: Sabahın Rabbine sığınırım, yarattığı şeylerin şerrinden, karanlığı çöktüğü zaman gecenin şerrinden, düğümlere üfleyenlerin şerrinden, ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden.
3 kezFelak Sûresi — Ebû Dâvûd ve Tirmizî rivayet etmiştir
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ مَلِكِ النَّاسِ إِلَٰهِ النَّاسِ مِن شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ
Anlamı: De ki: İnsanların Rabbine sığınırım, insanların Melik'ine (mutlak sahibine), insanların İlah'ına, o sinsi vesvesecinin şerrinden, ki o, insanların göğüslerine vesvese verir; gerek cinlerden gerek insanlardan.
3 kezNâs Sûresi — Ebû Dâvûd ve Tirmizî rivayet etmiştir
أَمْسَيْنَا وَأَمْسَى الْمُلْكُ لِلَّهِ، وَالْحَمْدُ لِلَّهِ، لَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَحْدَهُ لَا شَرِيكَ لَهُ، لَهُ الْمُلْكُ وَلَهُ الْحَمْدُ وَهُوَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ، رَبِّ أَسْأَلُكَ خَيْرَ مَا فِي هَذِهِ اللَّيْلَةِ وَخَيْرَ مَا بَعْدَهَا، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا فِي هَذِهِ اللَّيْلَةِ وَشَرِّ مَا بَعْدَهَا، رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنَ الْكَسَلِ وَسُوءِ الْكِبَرِ، رَبِّ أَعُوذُ بِكَ مِنْ عَذَابٍ فِي النَّارِ وَعَذَابٍ فِي الْقَبْرِ
Anlamı: Akşama erdik, mülk de Allah'ın olarak akşama erdi. Hamd Allah'a mahsustur. Allah'tan başka ilah yoktur; O tektir, ortağı yoktur. Mülk O'nundur, hamd O'nadır ve O her şeye kadirdir. Rabbim! Bu gecenin hayrını ve ondan sonrakinin hayrını Senden isterim; bu gecenin şerrinden ve ondan sonrakinin şerrinden Sana sığınırım. Rabbim! Tembellikten ve ihtiyarlığın kötülüğünden Sana sığınırım. Rabbim! Cehennemdeki azaptan ve kabirdeki azaptan Sana sığınırım.
Bir kezMüslim rivayet etmiştir
اللَّهُمَّ بِكَ أَمْسَيْنَا، وَبِكَ أَصْبَحْنَا، وَبِكَ نَحْيَا، وَبِكَ نَمُوتُ، وَإِلَيْكَ الْمَصِيرُ
Anlamı: Allah'ım! Senin (izninle) akşama erdik, Senin (izninle) sabaha erdik; Seninle yaşar, Seninle ölürüz. Varış da Sanadır.
Bir kezTirmizî rivayet etmiştir
اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ، خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ، وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ، أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ، أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ، وَأَبُوءُ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي، فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ
Anlamı: Allah'ım! Sen benim Rabbimsin, Senden başka ilah yoktur. Beni Sen yarattın, ben Senin kulunum. Gücüm yettiğince Sana verdiğim söz ve ahid üzereyim. Yaptıklarımın şerrinden Sana sığınırım. Bana verdiğin nimetleri ikrar eder, günahımı itiraf ederim. Beni bağışla; çünkü günahları Senden başka bağışlayan yoktur.
Bir kezSeyyidü'l-İstiğfar — Buhârî rivayet etmiştir
أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّاتِ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ
Anlamı: Yarattığı şeylerin şerrinden Allah'ın eksiksiz kelimelerine sığınırım.
3 kezMüslim rivayet etmiştir
بِسْمِ اللَّهِ الَّذِي لَا يَضُرُّ مَعَ اسْمِهِ شَيْءٌ فِي الْأَرْضِ وَلَا فِي السَّمَاءِ وَهُوَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
Anlamı: İsmiyle birlikte yerde ve gökte hiçbir şeyin zarar veremeyeceği Allah'ın adıyla. O, her şeyi işiten ve bilendir.
3 kezEbû Dâvûd ve Tirmizî rivayet etmiştir
رَضِيتُ بِاللَّهِ رَبًّا، وَبِالْإِسْلَامِ دِينًا، وَبِمُحَمَّدٍ ﷺ نَبِيًّا
Anlamı: Rab olarak Allah'tan, din olarak İslam'dan, peygamber olarak Muhammed'den ﷺ razı oldum.
3 kezEbû Dâvûd ve Tirmizî rivayet etmiştir
حَسْبِيَ اللَّهُ لَا إِلَهَ إِلَّا هُوَ، عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ، وَهُوَ رَبُّ الْعَرْشِ الْعَظِيمِ
Anlamı: Allah bana yeter. O'ndan başka ilah yoktur. Yalnız O'na tevekkül ettim. O, yüce Arş'ın Rabbidir.
7 kezEbû Dâvûd rivayet etmiştir
سُبْحَانَ اللَّهِ وَبِحَمْدِهِ
Anlamı: Allah'ı hamd ile tesbih ederim (Sübhânallâhi ve bihamdihî).
100 kezMüslim rivayet etmiştir